..:::Behlül Dânâ:::..

2/11/2006 - Kitaplara İman

Kategori: Iman

 

Allah (c.c) Rasulullah (s.a.s)'e Kur'an'ı indirdiği gibi diğer nebi ve rasullere de kitap indirmiştir. Bunlardan bazıların bildirmiş, bazılarını da bildirmemiştir.

Kur'an'da bildirilen kitaplar:

 

1 - Tevrat: Musa (a.s)'a indirilmiştir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Doğrusu biz, yol gösterici ve nurlandırıcı olarak Tevrat'ı indirdik. Kendisini Allah'a teslim etmiş rasuller, yahudi olanlar onunla ve Rabbe kul olanlar, bilginler de Allah'ın kitabından elde mahfuz kalanla ve şahid olduklarıyla hükmederlerdi. O halde insanlardan korkmayın, benden korkun. Ayetlerimizi hiçbir değerle değiştirmeyin. Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler işte onlar kafirlerdir." [1]

 

2 - İncil: İsa (a.s)'a indirilmiştir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Onların izi üzerine arkalarından Meryem oğlu İsa'yı, ondan önce gelmiş bulunan Tevrat'ı doğrulayarak gönderdik. Ona yol gösterici, aydınlatıcı olan ve önünde bulunan Tevrat'ı doğrulayan İncil'i, sakınanlara öğüt ve yol gösterici olarak verdik." [2]

 

3 - Zebur: Davud (a.s)'a indirilmiştir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

 

"Göklerde ve yerde olan kimseleri Rabbin daha iyi bilir. Andolsun ki nebileri birbirinden üstün kılmış ve Davud'a Zebur'u vermişizdir." [3]

 

4-  Kur'an: Muhammed (s.a.s)'e indirilmiştir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"(Ey Muhammed!) Andolsun ki sana apaçık ayetler indirdik. Onları sadece yoldan çıkmışlar inkar eder." [4]

 

5 - İbrahim ve Musa'ya sahifeler inmiştir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Arınmış olan, Rabbinin adını anıp namaz kılan, saadete erişecektir. Ama sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa ahiret daha iyi ve daha bakidir. Doğrusu bu hükümler ilk sahilfelerde; İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde de vardır." [5]

"Yoksa kendisine haber verilmedi mi, Musa'nın sahifelerinde yazılı olanlar? Ve sözünü yerine getirin İbrahim'in sahifelerindekiler? Gerçekten hiçbir günah-kar, başkasının günah yükünü yüklenemez." [6]

Allah (c.c) diğer nebi ve rasullere inen kitapların isimlerini bildirmemiş, fakat her nebi ve rasulün kavmine tebliğ ettiği bir şeriati olduğunu bildirmiştir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"İnsanlar bir tek ümmetti. Allah, rasulleri müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdi. İnsanların, ayrılığa düşecekleri hususlarda, aralarında hüküm vermek için onlarla birlikte hak kitaplar indirdi. Ancak kitap verilenler kendilerine belgeler geldikten sonra, aralarındaki ihtiras yüzünden onda ayrılığa düştüler. Allah, inananları ayrılığa düştükleri gerçeğe kendi izni ile eriştirdi. Allah dilediğini doğru yola eriştirir."[7]

Kur'an'da ismi zikredilmeyen kitablara genel olarak inanmak gerekir. Allah (c.c)'nun Kur'an'ı kerimde kendi katından olduğunu ismiyle bildirdiği kitaplar dışındaki kitapların Allah katından olduğuna inanmamak gerekir.

Allah'tan gelen bütün kitaplar Allah tarafından hak üzere ve insanlara doğru yolu göstermek, Allah'ı uluhiyyet, rububiyyet isem ve sıfat yönünden tevhid etmek için gönderilmiştir.

 

Bugün elimizde bulunan Tevrat ve İncil'de geçen bazı sözler Tevhide aykırıdır. Tevhide zıt olan bu sözler Allah tarafından olmayın insanlar tarafından sonradan saptırılmış sözlerdir.

Allah (c.c) Kur'an'ı Kerim'de Tevrat'ın bozulduğuna dair şöyle bilgi veriyor.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Size inanacaklarını umuyor musunuz? Oysa onlardan bir takımı Allah'ın sözünü işitiyor, ama, akılları yattıktan sonra bile bile onu tahrif ediyorlardı." [8]

Tevrat'ın tahrif edildiğine dair Kur'an'da Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Yahudilerden sözleri yerlerinden değiştirip, işittik ve karşı geldik, kulak vermeyerek dinle" ve dillerini eğip bükerek ve dini yererek: "Bizi de dinle" diyenler vardır. Şayet: "İşittik ve itaat ettik, dinle ve bizi gözet" demiş olsalardı onlar için daha doğru olurdu. İşte Allah inkarları yüzenden onlara lanet etmiştir. Onların ancak pek azı inanır." [9]

İncil'in tahrif edildiğine dair Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Biz hristiyanız" diyenlerden de söz almıştık. Onlar kendilerine belletilenin bir kısmını unuttular, bu yüzden aralarına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Allah yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

Ey kitap ehli! kitap'tan gizleyip durduğunuzun çoğunu size açıkça anlatan ve çoğundan da geçiveren rasulünüz gelmiştir. Doğrusu size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir." [10]

Yahudiler "Uzeyr Allah'ın oğludur", Hristiyanlar ise "İsa Allah'ın oğludur" diyerek Allah'a karşı apaçık iftirada bulundular.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Yahudiler: "Uzeyr Allah'ın oğludur" dediler. Hristiyanlar: "Mesih Allah'ın oğludur" dediler. Bu daha önce inkar edenlerin sözlerine benzeterek ağızlarında geveledikleri sözdür. Allah onları yok etsin! Nasıl da uyduruyorlar." [11]

Allah (c.c) bunların sapıklıklarını ve iftiralarını Kur'an'da şöyle düzeltiyor:

"(Ey Muhammed!) De ki: O Allah bir tektir. Allah her şeyden müstağni ve her şey O'na muhtaçtır. O doğurmamış ve doğmamıştır. Hiçbir şey O'na denk değildir." [12]

Allah (c.c) bütün nebi ve rasullerin birer beşer olduklarını söylüyor ve onların kendi tarafından gönderildiklerini bildiriyor. Nebi ve rasulleri diğer insanlardan ayıran fark vahiydir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Ancak bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor. Rabbine kavuşmayı uman kimse yararlı iş işlesin ve Rabbine ibadette hiç ortak koşmasın." [13]

Hristiyanlar "teslis inancı"nı getirerek tevhid akidesini bozmuşlardır.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Andolsun ki: "Allah ancak Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler kafir oldular. Oysa Mesih: "Ey İsrail oğulları! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. Kim Allah'a ortak koşarsa muhakkak Allah ona cenneti haram eder, varacağı yer ateştir, zulmedenlerin yardımcıları yoktur" dedi.

Andolsun "Allah üçten biridir" diyenler kafir olmuştur. Oysa ilah ancak bir tek ilahtır. Dediklerinden vazgeçmezlerse, andolsun onlardan inkar edenler elem verici bir azaba uğrayacaktır." [14]

Allah (c.c) hristiyanların yaptıkları tahrifleri ve İsa ile Meryem hakkında doğru olanları bize bildirmiştir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Meryem oğlu Mesih sadece rasuldür ondan önce de rasuller geçmiştir onun annesi dosdoğrudur. Her ikisi de yemek yerlerdi. Onlara ayetleri nasıl açıkladığımıza bir bak. Sonra da bak ki nasıl yüz çeviriyorlar." [15]

Allah'tan gelen kitaplar içerisinde yalnız Kur'an aslını korumaktadır. Diğerleri ise tahrif edilmiştir. Kur'an dışındaki kitapların tahrif edildiklerine dair akli deliller:

1 - Kur'an'dan önce inmiş olan kitapların asıl nüshaları mevcut değildir. Elde bulunanlar tercümedir. Kur'an'ın asıl nüshası ise kelime kelime, harf harf mevcuttur. Ve Cibril (a.s)'in tilavet ettiği şekilde muhafaza edilmiştir.

2-  Kur'an dışındaki kitaplarda Allah kelamının yanında insan kelamı da vardır ve bunlar için içe olduklarından ayırt edilmesi güçtür. Kur'an'da böyle birşey söz konusu değildir. Çünkü Rasulullah (s.a.s)'in sözleri ayrı olarak hadis kitaplarında toplanmıştır.

3- Bu kitapların rasullere nispet edilecek bir senedi yoktur. Zira Almanların yaptıkları araştırma sonucunda Tevrat'ın Musa (a.s) zamanında yazılmadığı, Musa'dan birkaç yüz yıl sonra yazıldığı tespit edilmiştir. Kur'an ise sağlam senetle gelmiştir.

4- Bu kitapların değişik nüshaları mevcuttur ve bunları arasında tenakuz (çelişki) vardır. İçerdikleri akideler bozuk ve farklıdır. Allah'ı insanlara benzetmek, nebiler hakkında kötü sözler söylemek gibi.

Biz bu yüzden bu kitapların Allah katından indirildikleri şekillerine inanıyoruz. Bugünkü tahrif edilmiş hallerine değil.

Ancak içlerinde Allah kelamı da olduğu için bu kitapları toptan inkar edemeyiz.

Ebu Hureyre (r.a)'den şöyle rivayet edilmiştir. Rasulullah (s.a.s) ashabına:

"Siz ehli kitabın sözlerini ne tasdik ediniz ne de yalanlayınız. Ancak: "Biz Allah'a, bize indirilen Kuran'a iman ettik" deyiniz.[16]

Kur'an'ı Kerim'in Allah'ın indirmiş olduğu en son kitap olduğuna inanmamız gerekir. Kur'an diğer kitaplardan daha üstün olan bazı özelliklere sahiptir.

1- Kur'an Allah'ın emirlerini kapsayıcı, diğer kitapları ve kitapların getirdiği tevhid türlerini doğrulayıcıdır. Ayrıcı kendinden önce gelen şeriatleri neshetmiş ve insanlar için kıyamete kadar geçerli olacak en mükemmel şeriati bildirmiştir. Kitaplarda dağınık halde bulunan iyilik ve faziletleri içinde toplamıştır. Kur'an diğer kitaplarda bulunan hak sözleri doğrulayıcı, batıl sözleri de yalanlayıcıdır.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"(Ey Muhammed!) Kur'an'ı önce gelen kitabı tasdik ederek ve ona şahid olarak gerçekle sana indirdik. Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet, gerçek olan sana gelmiş bulunduğuna göre, onların heveslerine uyma! Her biriniz için bir yol ve bir yöntem kıldık. Eğer Allah dileseydi sizi bir tek ümmet yapardı. Fakat bu verdikleriyle sizi denemesi içindir. O halde iyiliklere koşuşun. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O, ayrılığa düştüğünüz şeyleri size bildirir." [17]

2 - Allah (c.c) Kur'an'ın korunmasını kendi üzerine almıştır. Diğer kitaplar için böyle birşey söz konusu değildir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Doğrusu kitabı biz indirdik, onun koruyucusu elbette biziz." [18]

"Kitab kendilerine gelince onlar onu inkar etmişlerdir. Oysa o, değerli bir kitaptır. Geçmişte ve gelecekte onu batıl kılacak yoktur. O hakim ve övülmeye layık olan Allah katından indirilmedir." [19]

3 - Kur'an bütün insanlar için, diğer kitaplar ise belli kavimler için inmiştir. Onun için Allah (c.c) bu kitabın korunmasını üzerine almıştır ve kıyamete kadar koruyacaktır. Diğer kitaplardaki şeriatler belli zamanlar için inmiştir. Kur'an ise kıyamete kadar geçerli olduğundan Allah ona en mükemmel şeklini vermiş ve korumasına almıştır.

Kur'an'dan önceki kitaplar, içine beşer sözü karıştırılarak tahrif edilmiştir.

Kur'an Allah'ın halis olan kelamıdır ve haktır. Aynen indiği şekilde bize ulaşmıştır. Onun emrine tabi olmak, yasaklarından kaçınmak gerekir. Kur'an kıyamete kadar geçerli kılınmış tek hüküm kaynağıdır. Ona zıt kanunlar asla kabul edilemez. Hakimiyetin yalnız ve yalnız Allah'a ait olduğuna, Allah'tan başka kimsenin kanun koyma yetkisine sahip olmadığına ve Kur'an'ın mü'minlerin anayasası olduğuna inanmak akidenin bir gereğidir.


  


[1] (Maide: 44)

[2] (Maide: 46)

[3] (İsra: 55)

[4] (Bakara: 99)

[5] (A'la: 14-19)

[6] (Necm: 36-38)

[7] (Bakara: 213)

[8] (Bakara: 75)

[9] (Nisa: 46)

[10] (Maide: 14-15)

[11] (Tevbe: 30)

[12] (İhlas: 14)

[13] (Kehf: 110)

[14] (Maide: 72-73)

[15] (Maide: 75)

[16] (Buhari)

[17] (Maide: 48)

[18] (Hicr: 9)

[19] (Fussilet: 41-42)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Behlül Dânâ nedir? Anlamı :Müslümanın rûhunu teslim (vefât) edeceği zaman rahmet meleklerini ve Cennet hûrîlerini görmenin zevkiyle can verme vakti.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

rindiseyda
nisandayagmur
asman
arslanserdar
halukozkann
nurullahtuna1432
bismihu
kemaliyemiz
serol43
allame
kalubela
mustakim
Hasan Beyan
hayrunnisa97
azadgulu
kitabooku
mevlana1
rindiseyda1
nurbozkurt
hidayetsaati
alperen3